| Sık Kullanlanlara Ekle | Giriş Sayfam Yap | E-Posta | İletişim

      Ana-Sayfa » Dosyalar » Raporlar  

Semt Pazarları'na dair kısa bir fotograf

“Semt Pazarları”

Bugün özellikle gençlerin “Pazarlamacıyım” demekten imtina ettiklerini ve bu işleri yapmak istemediklerini gözlemliyoruz. Bunda elbette “Pazar” kelimesinin dilimizde biraz talihsiz tarihçesinin olmasının “Pazarlama”, “Pazarlamacı”, “Pazarlamacılık” kavramlarının hala, ısrarla yanlış kullanılmasının olumsuz etkileri vardır.

“Zira, pazar denildiğinde aklımıza yıllardır, eğri büğrü sopalarla tutturulmuş yırtık, kirli tenteler; açıkta satılan, özensiz, düzensiz yerleştirilmiş meyve ve sebzeler; bağırış, çağırış; yoksulluk, ucuzluk, kalitesizlik gibi bilumum olumsuz kavramları da birlikte çağrıştıran “semt pazarları” geliyor.”[1]

Küreselleşme olgusu değişimi de beraberinde getiriyor. Hem de kökten değişimi. Küreselleşme, bir bütün olma, tek pazar olma, anında bilgiye ve ürüne erişim, kıyasıya rekabet, daha kaliteli üretim, maliyetleri kontrol altına alma, standartları aşma, küresel tedarik zinciri, müşteri odaklı yaklaşım vb. birçok parametreyi de beraberinde getiriyor. Artık iş dünyası mahalle, semt pazarları, il sınırları, hatta Türkiye sınırları ile sınırlı değil. Dünya kocaman bir pazaryeri.  İşte dünya ekonomisi harıl harıl bu değişime hazırlanıyor. Ancak bütün bunlara rağmen bir dünya gerçeği olan “Semt Pazarları”nı ihmal etmemiz anlamına gelmez ve gelmelidir.

Pazar yerleri insanlar için son derce önemlidir. Özellikle dar gelirli ailelerin haftalık gıda ihtiyaçlarını karşılaması ve piyasaların oluşumunda önemli rol oynarlar. Yerel ve küçük üreticiler de semt pazarlarında kendi ürettikleri ürünlerini tüketiciye diret sunarak hem tüketiciyle aracısız temasa geçme imkanı bulur hem de kabzımalcının ürününü ucuza kapatmasından kurtulur.

Pazar denilince ilk akla gelen pazarlardan biri de “Medine Pazarı” dır. Peygamber S.A.V. Medine’ye hicret ettikten sonra ilk uygulamalarının başında pazar yerini disipline altına alarak kuralların konulması ve tüketiciler atlatılmasının engellenmesi olmuştur. Dolayısıyla bu örnek önemli tarihi referansların başında gelmektedir.

Bugün pazar yerlerinin çoğu pazarcıların denetimsiz ve ölçüsüz uygulamaları nedeniyle bir çok insanın gitmek istemediği mekanlar olmaya başlamıştır. Ticari ve ahlaki kuralın ihmal edildiği pazar yerlerinin disipline edilmesi elbette yerel yönetimlerin görevidir.

Bu nedenle belediyeler bu görevlerin zaman geçirmeden ifa etmelidirler. Temiz ve modern şehircilik açısından bu belediyelerin işlevleri arasında olmakla beraber 4077 sayılı kanun belediyelere yüklediği bir görevdir. Pazar yerleri zaman geçirilmeden  yeniden organize edilmelidir. Belediye Zabıta birimini bu açıdan da eğitmeli ve pazar yerlerinin denetimiyle daha yakından ilgilenmesini sağlamalıdır.

Raporun tamamını aşağıdaki DOSYALAR linkinden edinebilirsiniz!




25.2.2003 tarihinden itibaren 103594 defa okundu.

Dosyalar
Semt Pazarları (192,00 kb)
 


 
  | Tüketiciler Birliği | Sık Kullanlanlara Ekle | Giriş Sayfam Yap | E-Posta | İletişim      Her hakkı saklıdır. 2009 Tüketiciler Birliği

Uygulama: Mustafa SERPEK

Hosting Hizmeti Datafon İletişim A.Ş. tarafından sağlanmaktadır