İnsanlık tarihine eşit bir serüveni olan ekmek, insanlığın en ortak tüketim malzemesi ve besin maddelerinin başında yer almaktadır. Çeşitli kaynaklarda ise Anadolu’da yaklaşık 8 bin yıldır ekmek üretimi yapıldığı belirtiliyor. Çatalhöyük’te M.Ö. 5900-5700 yılları arasında taş ve topraktan yapılmış fırınlar bulunurken, M.Ö. 3000-2700 yılları arasında da Mısırlıların ekmekçilik alanında büyük gelişme gösterdiği, M.Ö. 2000’li yıllarda 16 farklı türde ekmek yaptıkları arkeolojik araştırmalarla tespit edilmiştir.
Özellikle Türk ailelerinin sofraların en temel gıda maddesi ekmektir. Teknolojinin gelişimi ile iyileşmesi beklenen ekmek kalitesi maalesef son 10-15 yılda bir çok gelişmenin aksi oldukça talihsiz bir sürece girmiştir. Özellikle bir çok Anadolu kentinde artık sağlık ve doğal bir ekmek bulmak neredeyse imkansız hale gelmiştir.
Türkiye tarımın en önemli oyuncusu Konya’da geçmiş yıllarda türüm türüm kokan, katıksız bile yenilebilecek kalitede ekmeklerin yerini artık kimsenin yemeye bile cesaret edemeyeceği, kanunda ve yönetmelikte belirtilen şartların aksine hijyen koşullarına riayet edilmeden üretilen, yeterince pişmemiş, yanık, su ve tuz oranı dengesiz, mayalanma sürecine riayet edilmeyen, yağda kızartılmış kadar yağlı ekmekler tüketilmek zorunda bırakıldığımız günlerde bu tarihi vebalin sorumluları ağır hesabı ödemekte zorlanacaklardır.
İki yüz milyona geçinmek zorunda kalan insanımızın en büyük tüketimi olan ekmek, sağlıksız üretimi nedeniyle yüz binlerce ailenin sağlığının ve damak zevkini tehdit etmektedir. Sağlıksız ekmek üretimi açık bir insan ve tüketici hakkı ihlalidir.
Son yıllarda ekmek şikayetleri hiç gündem düşmemiş ve süreklilik arz eden bir sorun olmaya devam etmiştir. Tüketicilerin çok büyük bir kısmı, tükettikleri ekmeğin kalitesini beğenmezken, sağlık konusunda da sürekli bir endişe içindedirler.
Ekmek düzenli tüketilen bir temel besin maddesi olması nedeniyle aşağı yukarı tüm tüketicilerin bu konuda önemli tespit ve kanaatleri vardır. Derneğimize çok yoğun olarak şikayet edilen konuların başında gelen ekmek konusu değişik semt bakkallarında yapılan incelemelerde uzman bir kişi olmanıza gerek olmadan önemli bulgulara erişmek mümkün olmaktadır.
Ekmeğin artık önemli bir sorun olarak gündem olması ve bir starta kavuşturulması için Bakanlar Kurulu 1995 yılında 4113 sayılı “GIDALARIN ÜRETİMİ, TÜKETİMİ VE DENETLENMESİNE DAİR KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME” hazırlamış ve Resmi Gazete’nin 28/06/1995 ve 22327 sayılı nüshasında yayınlanmıştır.
Bakkal, market ve büfelerde satılan ekmeklerin hemen hepsi Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı tarafından ortaklaşa yayınlanan 2002/13 sayılı Türk Gıda Kodeksi Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliği’nin 10. maddesinin açık hükümlerine (“Ekmek ve ekmek çeşitleri ambalajlı olarak tüketime sunulur. Ekmek ve ekmek çeşitleri, sadece fırında ambalajsız olarak tüketime sunulabilir. Bu durumda, üretici firma adı, adresi, üretim yeri, net ağırlığı, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı333fndan alınmış üretim izin tarih ve sayısı ile ilgili bilgiler içeren etiketler tüketicinin göreceği yerlerde bulundurulmalı veya ekmek ve ekmek çeşitleri ile birlikte tüketiciye sunulmalıdır.”) rağmen halen açıkta satılmakta ve bu hükümleri birçok satıcı ve üretici uygulamamaktadır.
Tarım ve Sağlık Bakanlıkları ise kendi çıkardıkları yönetmeliklere kendileri de uymamaktadırlar.
Ekmeğin;
- Ekmeklik unun üretiminde un fabrikalarında beyazlatma amaçlı olarak kullanılan ve kanserojen madde olduğu belgelenen “benzoil peroksit” maddesinin yasaklanmaması nedeniyle un fabrikalarının yarısı tarafından halen kullanılıyor olması,
- Fırınların un depolarının nemli ve saklama koşullarına uygun ortamlar olmaması,
- Fırın ve ekmek fabrikası sahipleri ile çalışanlarının eğitim eksikliği,
- Halk sağlığı konusunda yeterince bilgilendirilmemiş / eğitilmemiş çalışanların hijyen koşullarına riayet etmemeleri,
- Sağlıksız ve yasal olmayan katkı maddelerinin kullanılması,
- Halk sağlığı konusunda yeterli bilince sahip olmayan üretici, dağıtıcı ve satıcıların varlığı,
- Ambalajlamanın yapılmaması
- Kirli, kırık plastik ambalajlarla üst üste istif edilerek satış noktasına taşınması pis ve hijyenik olmayan yerlerde sürünmesi,
- Bir çok bakkalda sağlıksız ve kirli dolaplarda saklanması vb. nedenle ekmeklerde meydana gelen kırmızı lekeler, küflenme, beyazlaşma ve yapışkanlaşma hastalıkları ve üretimde kullanılan tavalara sürülen kalitesiz ve dozaj ayarlaması yapılmayan yağlar ile pişmemiş yada yanmış ekmeklerle; Türk tüketicisine ayıplı mal sunmakla kalmayıp, tüketicinin sağlığı ve geleceği tehdit altında alınmaktadır.
Artık sağlığımızı kimsenin tehdit etmeye hakkı yok. Hükümet derhal un beyazlatmak amaçlı kullanılan ve kansere neden olan “Benzoil Proksit” i yasaklatmalıdır. Tarım ve Sağlık İl Müdürlüklerini ve Belediye Zabıtalarını acil göreve çağırıyoruz. Kanun ve yönetmeliklerin gereğini yerine getirmelidirler onlar görevlerini yerine getirmemeleri durumunda hukuki gereklilikleri biz yerine getireceğiz.” dedi.
Ekmek Raporu
Türk insanı, beyaz ekmek ısrarı yüzünden 333fgizli açlık333f yaşıyor.
09.03.2003 |