| Sık Kullanlanlara Ekle | Giriş Sayfam Yap | E-Posta | İletişim

      Ana-Sayfa Haberler Tüketici hukukunu kendi sağlasın  
Tüketici hukukunu kendi sağlasın
Kategori: Hukuksal Mücadele Yazdr Yazdr

   Bankaların oyunu sürerken, kendisi de bir banka mağduru olan Ziver Alen Malhasoğlu hukuk sigortasını gündeme getirdi. Malhasoğlu, "Nasıl sağlığınız bozulduğunda, tedavinizi sağlık sigortası karşılıyorsa, hukukunuzun tehlikede olduğu durumlarda da hukuk sigortası devreye giriyor. Bir çeşit haksızlık sigortası da denilebilir. Bu şekilde vatandaş, hakkını daha kolay arayabilir" dedi

 

   

Düzenleme ve denetleme kurumları, isimlerinin altındaki 'denetleme' sözcüğünü tam anlamıyla yerine getiremeyince, olan vatandaşa oluyor. Bugün birçok firma tüketicinin mağduriyetini fırsat bilerek fazladan kazanç sağlarken, bu şirketleri denetlemekle görevli kurumlar ise, vatandaşı kaderine terk etmiş durumda. İşte biz, her hafta düzenli olarak yayımlayacağımız sayfamızda, daha önce de benzer bir uygulama ile gündeme getirdiğimiz tüketicilerin sesini duyurmak istiyoruz. Tüketiciler için yeni bir pencere aralamak istediğimiz çalışmamızda, haksızlığa maruz kalmış ya da bu tür mağduriyetlere karşı çözüm önerisi olan herkesi de bu pencereden bakmaya çağırıyoruz.

Bankaların tüketiciyi mağdur eden uygulamaları sürerken, yurtdışında yazılım mühendisi olarak görev yapan ve kendisi de banka mağduru olan Ziver Alen Malhasoğlu, bunun önüne geçilmesi için, bir öneride bulundu; hukuk sigortası...

YİNE HESAP İŞLETİM ÜCRETİ...

Alen Malhasoğlu, Türkiye'deki bir bankadan açtırdığı hesaba, hesap işletim ücreti işletildiğini gördüğünde, itiraz ediyor ve tüketici hakem heyetine başvuruyor. Malhasoğlu'ndan o güne kadar 'hesap işletim ücreti' adı altında kesilen ücret banka tarafından kendisine iade ediliyor ancak iadeden sonraki ilk ayda tekrar ücret kesiliyor. Bunun üzerine, tazminat davası açmak isteyen Malhasoğlu, "Bu tür bir tazminat davası haksız zenginleşmeye giriyor, bu yüzden dava açamayacağımı söylediler" diyor.

Alen Malhasoğlu, "Birçok ülkede hukuk sigortası denilen bir uygulama var. Bu tıpkı sağlık sigortası gibi... Nasıl sağlığınız bozulduğunda, tedavi sonrası bedeli sağlık sigortası karşılıyorsa, hukukunuzun tehlikeye girdiği anlarda da hukuk sigortası devreye giriyor. Yani bir çeşit haksızlık sigortası da denilebilir" diye konuştu.

KARTLA BANKA 3 KAT FAZLA KAZANIYOR

Öte yandan, Tüketiciler Birliği Onur Kurulu Başkanı Aydın Ağaoğlu da, kredi kartı sorununun temelinde, asgari ödeme tutarının yükseltilmesi olduğunu düşündüklerini ifade ederek, kredi kartının ayrıca kredilenmesi gerektiğine dikkat çekti. Ağaoğlu, "Tüketici kredileri faizleri 0,7 ile 1,1 arasında aylık bazda değişmektedir. Oysa kredi kartı faizleri 2,8 ile 3,5 arasında değişiyor. Bu noktadan baktığımızda, bankanın kazancı normal kazancının üç katına ulaşıyor" diye konuştu.

Hukuksal Koruma Sigortası nedir

Sigortalının üçüncü kişilere veya üçüncü kişilerin sigortalıya karşı açmış oldukları hukuk davalarında, sigorta kapsamına giren haller doğrultusunda sigortalının bu davaya ilişkin harcamalarının temin edildiği sigortadır. Bu teminat ile sigortalının taraf olduğu ve bu sigortada saptanan konular kapsamındaki hukuksal uyuşmazlıkların giderilmesinde vekâlet ücreti, dava masrafları, hakem ücreti, teminat akçesi, icra masrafı, temyiz masrafı, karar düzeltme masrafları karşılanır. Bu sigorta türü ile aşağıda belirtilen haller için teminat verilir. Sigortalı, avukatını kendisi seçer. Sigortacı, sigortalıya avukatın seçimi konusunda herhangi bir öneride bulunamaz. Sigortalı tarafından gerçekleştirilen ve suç teşkil eden fiilin, kasıtlı, önceden planlanmış olmaması; sigortalının söz konusu suçu elinde olmayarak işlemiş olması gerekmektedir. Bu sigorta türü, Fransa'da, İtalya'da, İsviçre'de, Belçika'da, Almanya 'da, İngiltere'de, Avusturya'da, HolIanda'da, İspanya'da, Lüksemburg'da, Yunanistan'da ve İskandinav ülkeleri gibi dünyanın pek çok yerinde uygulanıyor.

Sigorta şirketleri ilgilenmeli

Alen Malhasoğlu, hukuk sigortasının birçok Avrupa ülkesinde olduğu gibi, daha önce bir sömürge ülkesi olan Güney Afrika'da dahi uygulandığını vurguladı. Türkiye'de konuyla ilgili mutlaka bir düzenlemenin olması gerektiğine işaret eden Malhasoğlu, "Sigorta şirketleri bu konuyla ilgilenmeli. İnsanlar elini taşın altına sokmalı" dedi.

'Sebepsiz zenginleşme' diye manevi tazminat verilmiyor

Aydın Ağaoğlu, hukukta tüketici haklarıyla ilgili bir boşluğa dikkat çekti. Ağaoğlu, tüketicinin mağduriyetinin karşılığı olarak Türk hukuk sisteminde ciddi bir manevi tazminatın yer almadığını belirterek, hukukun sebepsiz zenginleşmeye cevaz vermediği için, göstermelik manevi tazminatlara hükmettiğini savundu. Verilen zararın 10 katından az olmamak suretiyle, 20 katına kadar manevi tazminat bedelinin ödenmesinin söz konusu olması gerektiğinin altını çizen Ağaoğlu, "Bu yetkinin Tüketici Hakem Heyetleri'ne verilmesi uygun olacaktır. Çünkü yasaya göre, Tüketici Hakem Heyetlerinin azami 3 ay içinde sonuç alması gerekmektedir. Böylelikle, bu Heyetlerce sorun büyük ölçüde çözülmüş olur" diye konuştu.

Bankaların birçoğu batıklarının derdinde

Yapılacak düzenlemenin tüketicinin yararına olmasından çok, bankaların batıklarının azaltılmasına yönelik görüldüğünü ifade eden Aydın Ağaoğlu, "İşin can alıcı noktası kredi kartını bir kredi enstrümanı gibi kullandıran bankalar uyguladıkları faize rağmen ekonomik kriz içinde bunalmış tüketicilerin kart kullanımına yönelmesiyle, bu noktada ciddi kâr elde ediyorlar. Şöyle ki, kredi kartlarında, bugün tüketici kredisine uygulayabildikleri faizin üç katı civarında bir faiz uygulanmaktadır. Bunun için yasal bir engel yok ancak burada etik olarak bir engel bulunmalıdır" dedi.

Artan limiti cep mesajıyla öğreniyoruz!

Tüketiciler Birliği Başkanı Nazım Kaya da, bu konuda bankalara bir hayli tepkili. Bankaların BDDK'nın düzenlemesini fırsat bilerek, kart limitlerini artırdığını söyleyen Kaya, "Tüketici cep telefonlarına gelen mesajla kart limitinin artırıldığını öğreniyor. 4 bin lira olan limit 5 bin liranın üzerine çekiliyor ki, asgari ödeme tutarı da artsın. Bankaların bu uygulaması kanuna aykırıdır" diyor.

KKDF'de kim kazanıyor kim kaybediyor?

Son dönemde gündeme gelen bir başka konu da Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu'ndaki (KKDF) artış. Aydın Ağaoğlu, bu noktada bankaların bir başka kurnazlığı olduğunu ileri sürüyor: "Bankalardan ihtiyaç kredisi kullanırken alınan vergilerden biri olan KKDF oranı, kredi faiz oranının yüzde 15'i oranındadır. Bu noktada, bazı bankalar 'faizsiz avans' adı altında tüketiciye kredi veriyor. Dolayısıyla, faiz olmadan verilen bir krediden KKDF oranı alınmıyor. Bu durumda, akla iki soru geliyor; bankalar ya faizsiz kredi ile KKDF vergisini kesmiyor, bu durumda da devletin gelirini engelliyor ya da bankalar faizsiz kredi adı altında verdikleri bu krediden KKDF oranını vatandaşın bilgisi dışında tahsil ediyorlar.

Yeni Şafak

 14.12.2010

Yorumlari Oku

 

Daha once yorum yapilmadi. once siz gorusunuzu bildirin.

 

Yorum Yaz
Sizde yorumunuzu belirtin yayinlansin. Duyarsiz kalmayalim.
Adiniz
E-postaniz
Lutfen yorumlarinizi insana saygi çerçevesinde yapiniz. içeriginde kufur ve asagilama bulunan yorumlar yayinlanmayacaktir.
Baslik *
Yorumunuz *  
Puan verin
 
Arkadasina Gonder
Haberi arkadaslariniza gondererek onlarinda konudan haberdar olmalarini saglayabilirsiniz.
Adiniz
E-postaniz
   
Arkadasiniz *
E-postasi *
 
 
 
 


 
  | Tüketiciler Birliği | Sık Kullanlanlara Ekle | Giriş Sayfam Yap | E-Posta | İletişim      Her hakkı saklıdır. 2009 Tüketiciler Birliği

Uygulama: Mustafa SERPEK

Hosting Hizmeti Datafon İletişim A.Ş. tarafından sağlanmaktadır